Mini dizi denilince akla ilk gelen kanal HBO, bir kaç yıldır dört gözle tamamlanmasını beklediğimiz bir yapımın daha yayınına başladı. Geçen Pazar günü ABD'de gösterime giren The Pacific'in ilk bölümünü bu akşam izleme imkanı buldum ve hemen size duyurmak için klavyeye sarıldım.Band of Brothers isimli muhteşem mini dizinin yeni bittiği ama etkisinden henüz kurtulamamış olduğumuz yıllarda, Tom Hanks ve Steven Spielberg'in Pasifik cephesi ile alakalı bir mini dizi projesi için kolları sıvadığı haberini almıştık. Bir kaç yıl önce projeye yeşil ışık yakılmış ve geçen yıl çekimlere başlanmıştı. Sonunda Pasifik cephesinde savaşan Amerikan Deniz Piyadeleri'nin hikayesini anlatan The Pacific, ekranlarda arz-ı endam eyledi. İyi de etti.
Henüz daha ilk bölümü yayınlandığı için, dizi hakkında yorumdan ziyade, genel bilgilendirme amaçlı yazıyorum bu yazıyı. İlk bölümdeki izlenimlerimden kısaca bahsedeyim. Dizi, format olarak Band of Brothers'ın karbon kopyası gibi göründü gözüme. Açılış jeneriği Band of Brothers'a çok benzemekle beraber, bölüm isminin yazıldığı yazı tipi de Band of Brothers'ın aynısıydı. Tom Hanks'in seslendirdiği ve ABD'nin savaşa giriş sürecinin anlatıldığı açılışın ardından başlayan ilk bölüm, genel itibariyle karakterlerin tanıtılmasına ayrılmış. Gördüğüm kadarıyla ana karakterler entelektüel bir makineli tüfek eri, 18 yaşında Alabamalı bir er ve tahminimce İtalyan asıllı bir astsubaydan ibaret. Bir de Alabamalı erin arkadaşı, kalbinden rahatsız olduğu için ailesinin orduya katılmasına müsade etmediği Eugene isimli bir genç, ki kendisi, Deniz Piyadeleri ile Pasifikte savaşırken yaşadıklarını anlattığı anıları dizinin asıl dayanak noktası olan Eugene Sledge'den başkası değil. Tabi ilerleyen bölümlerde Band of Brothers'da olduğu gibi farklı karakterler ön plana çıkabilir ama şimdilik göze çarpan karakterler bunlar.
İlk bölüm karakterlerin sevdiklerinden ayrılmasını ve Guadalcanal Muharebeleri'ne katılmalarını anlatıyor. Abartı olmasa da, doyurucu aksiyon sahnelerinin yanında tıpkı Band of Brothers'ta olduğu gibi dizinin asıl odaklandığı şey asker psikolojisi. İlk bölümde entelektüel erimizin gözlerinden savaşa bakıyoruz. Savaşın insana neler yaptırdığı, yaşam ve ölümün ne kadar ince bir çizgiyle ayrıldığı gibi artık gelenekselleşmiş mesajın yanında bir sahne var ki, ilk bölümün en akılda kalan sahnesiydi. Spoiler vermeyeyim. İzleyince görürsünüz, buraya yazarsınız. Bakalım aynı sahneden mi etkilenmişiz?
The Pacific ilk bölümü itibariyle çok yüksek kaliteli bir yapım olduğunu ortaya koyuyor. Kesinlikle en az Band of Brothers kadar iyi olacağının da sinyalini veriyor. Oyuncu kadrosu genelde tanınmamış genç oyuncular. Bir tek tanınmış oyuncu tarihin en çok madalya kazanan deniz piyadesi olan Albay Chesty Puller rolündeki William Sadler.
Eğer savaş üzerine kaliteli bir mini dizi izlemek istiyorsanız, The Pacific'i takip edin derim. Band of Brothers'ı beğendiyseniz, bunu da beğeneceksiniz.








10 yorum:
Cidden övdüğünüz kadar var.Etkilendğiniz sahneye gelince sizinkini bilmem ama benim en etkilendiğim sahne nehrin karşısındaki japon askere yapılanlar ve makineli tüfek erinin sonunda japonu vurduğu sahne beni baya etkiledi.Filmde gece yaşanan catısma sahneside cok iyiydi.Catısmanın içinde hissettim kendimi ve biran filmi izlerken basımı eğdiğimi farkettim sanki bana ates ediyorlardı.
MertERGİN.
Mert Bey,
Aynı sahnenin beni de çok derin şekilde etkilediğini belirtmeliyim. Bahsettiğim sahne de oydu zaten.
Japon askerinin çaresiz kalması, sinirlenip kepini yere vurması ve sonra da "beni vurun" diyerek Amerikalıların karşısında durması ve arkasından kendisiyle adeta cansız bir nesne, bir teneke gibi oyun oynanması cidden çok etkileyiciydi. Makineli tüfekçinin Japon'u vurmasından sonra diğer askerlerin "hey bunu niye yaptın?" diye hayıflanmalarına ise yorum bile yapamıyorum.
Sayın Baş burda merak ettiğim birşey sormak istiyorum deniz piyadeleri Japonlara neden sarı maymunlar diyor.Bir çeviri hatasımıdır.Japonların sarı olmadığı aşikar.Yoksa Almanlar için söylenen bir lafta sonradan tüm düşmanlar için kullanılan kalıplaşmış bir küfür mü olmustur.İlginç doğrusu.
MertERGİN.
Mert Bey,
Mongoloid ırkların 19. Yüzyıl başlarında gelişen antropoloji biliminde, o dönemin antropoloji bilimi öncüsü Blumenbach tarafından "sarı ırklar" olarak nitelendirilmesi sonucu ortaya çıkan bir söylemdir. Bu söylem, Uzakdoğu ırklarının genel itibariyle sarımsı ten rengine sahip olmalarından kaynaklanır.
Blumenbach tarafından, diğer 2 ana ırk da Negroid(siyah ırk) ve Caucasoid(beyaz ırk) olarak nitelendirilmiştir.
Mehmet Bey büyüksünüz evrenin sırlarını sormaya korkuyorum onlarıda cevaplarsınız diye.Şaka bir yana uzun zamandır takip ediyorum sizi cidden konulara olan hakimiyetiniz harika aydınlattınız için teşekkürler.
MertERGİN.
Estağfirullah Mert Bey. O, sizin ve sizin gibi okuyucularımızın büyüklüğü.
Selamlar
Biraz önce pacific 3.bölümü izliyordum ancak duyduklarımla şok oldum avustralyada yaşayan ve izmirden buraya göç etmiş olan bir yunan aileye konuk oluyor bizim makineli tufek eri bob ve Türklerin İzmir aldığı yakıp yıktığı anlatılıyor kadın canımızı zor kurtardık diyor.Tam bir hayal kırıklığı.
MertERGİN.
Mert Bey,
Ben de dün gece izlerken gördüm o sahneyi. Üzerinde çok durmaya değer görmedim şahsen. Bu görüşün batı dünyasında çok yaygın olduğunu bildiğimden o suçlamalara fazla takmadım.
Asıl taktığım şey bu diyaloğun içeriği değil, orada yer almasıydı. Çok ama çok gereksiz bir diyalogdu. Hikayenin gidişatına hiç bir etkisi yoktu. Resmen zorla araya sokulmuştu. Geniş bir yazım ekibi tarafından oluşturulan ve draftları defalarca gözden geçirilen bu kadar büyük bir yapımın senaryosunda bu kadar lüzumsuz bir diyaloğun yeralması çok ama çok düşündürücü. Kesinlikle, bilerek araya sıkıştırılmış. Bunu öylesine söylemiyorum, zira konunun uzmanı olmasam da, senaryo yazımı üzerine az çok bir şeyler okumuşluğum vardır.
Dediğim gibi, "İzmir'i Türkler yaktı" suçlamalarını artık kanıksadığım için çok kafaya takmadım. Size de aynısını tavsiye ederim.
Aslında HBO'dan BoB tadında bir dizi bekliyordum fakat Pasifik o tadı veremedi.Hiç bir şekilde karakterlerle bağ kurdurmuyor dizi.Çünkü tüm karakterler kendi içlerine kapanık.Genelde dizi ''Bakın biz bu şartlarda Japonları dize getirdik.'' demek için yapılmış gibi duruyor.Generation Kill ve BoB'dan sonra böyle bir yapım bana hoş gelmedi.Ayrıca aklıma gelmişken sorayım.''Nefes'' filmiyle ilgili bir yazı yazmayı düşünüyor musunuz?
Bu dizi filmin 3.bölümündeki geçen
''Türklerin İzmir'işgal ettiği'' iddasında beri soğudum,dünyanın en iyi yapımcısının,yönetmeninin böyle bir hata yapmaları hayli ilginç...
Yorum Gönder