2003 yılında, Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesi sırasında Felluce herhangi bir muharebeye sahne olmamıştı. İşgalin ardından merkezi yönetimin ortadan kalkmasıyla tüm Irak’ta yaşanan karmaşa da, koyu bir sünni nüfusu olan “camiler şehri” Felluce’de yaşanmamıştı. Şehir ve çevresindeki kabile liderleri ile dini liderler, kısa sürede bir Sivil İdare Konseyi kurmuşlar ve silahlı birlikler organize ederek şehirde yağma ve karmaşanın önüne geçmişlerdi. Nisan ayında Amerikan işgal birlikleri şehre girdiklerinde onları pek az kişi karşılamıştı. Şehir halkının yabancılara, özellikle de yabancı işgalcilere karşı olan muhafazakar tutumuna bir de aradaki dil sorunu eklenince, iki taraf arasında karşılıklı bir güvensizlik oluşmuştu.
Bir yıl sonra 1nci Deniz Piyadeleri Seferi Kuvveti( I Marine Expeditionery Force – I MEF), Felluce de dahil olmak üzere, Irak’ın orta ve batı bölgelerindeki ordu birliklerinin yerini almıştı. Bölge kısa sürede direniş eylemlerini planlayıp finanse eden radikal dinci gruplar, ayrılıkçı kabileler ve eski rejim unsurları için bir eylem sahası halini almıştı. Ordu birliklerinin bu tip sorunlarla mücadele etmek için uyguladığı cebri arama ve tarama taktiklerinin yerine, deniz piyadeleri yaya devriyeler çıkarma ve yerel liderlerle işbirliği yapma yolunu seçmişlerdi. Bu taktiklerin işe yarama şansı yoktu. Ancak bir kaç hafta sonra, şehir içine yeterli istihbarat olmadan giren bir konvoya eşlik eden Blackwater güvenlik şirketinin silahlı dört mensubu pusuya düşürülüp öldürüldü. Bu olay dünya medyası tarafından duyurulunca, ABD yönetimi hızlı bir tepki verme zorunluluğu hissetti.
Amerikan Müşterek Görev Kuvveti (Joint Task Force-JTF) komutanı Tümgeneral Sanchez, özellikle Felluce’ye yönelik olmak üzere El Ambar genelinde bir askeri misilleme yapılması için baskı kurmaya başladı ama MEF komutası buna itiraz etti. Onun yerine gizli Görev Kuvveti 6-26’yı (Task Force 6-26) şehre sokup, CIA ve askeri istihbarat tarafından belirlenen şüphelileri tutuklanması önerisini getirdiler. Ancak JTF komutası, ibret olması için bir askeri harekat yapılmasından yanaydı ve harekatın olası tali hasarını da pek umursamıyorlardı. Üst düzey hükümet yetkilileri de JTF’ye destek verdiler ve harekatın başlangıcı için 2 Nisan 2004 tarihi belirlendi. Harekatta Amerikan birliklerinin yanında Iraklı birlikler de görev yapacaklardı. Böylece harekata dost bir imaj verilecek, hem de Iraklı birlikler muharebe deneyimi kazanacaklardı. Böylece Müteyakkız Çözüm Harekatı için düğmeye basıldı.
Safha I (Harekat Tertibi)
4 Nisan 2004
Felluceli liderlerin güvenlik görevlilerinin öldürülmesinden sorumlu kişileri teslim etmeye yönelik bir girişiminin olmaması sonucu Amerikan 1nci ve 2nci Hafif Zırhlı Keşif Taburları şehrin etrafını dikenli teller ve barikatlarla kuşattı. Tüm yollara barikatlar kuruldu. Otoyol çıkışlarındaki barikatlardan, şehirden ayrılan binlerce insan kontrollü şekilde geçirildi ama şehre girişler engellendi. Bu şekilde taarruz öncesi son hazırlıklar tamamlandı. İstihbarat ve psikolojik harekat birlikleri taarruz öncesi kısıtlı sürede toplayabildikleri istihbaratı toplamaya çalıştılar. Özel harekat birlikleri, yüksek değere sahip hedefleri ve direnişçileri hedef almak üzere gizlice şehre sokuldular.
Safha II (Detaylı Harekat Tertibi)
4 Nisan
Akşama doğru 1nci Deniz Piyade Alayı’nın 2nci Taburu(telsiz çağrı işareti “Oprah” idi), Colan semtindeki bir grup apartman binasının yakınındaki taarruz çıkış hattına doğru ilerledi. G Bölüğü, Yeşil Köprü/Brooklyn Köprüsü de(Hedef bölgeler New York şehrinden ilham alınarak isimlendirilmişti) dahil olmak üzere semtin güneyini tamamen ele geçirdi. Köprünün resmi kod adı Brooklyn Köprüsü’ydü ama köprünün renginin yeşil olmasından dolayı Yeşil Köprü ismi de kullanılıyordu. (Bu köprü, öldürülen dört güvenlik görevlisinden ikisinin cesetlerinin asıldığı köprüydü. Bazı durumlarda hemen güneyindeki 10 Numaralı Karayolu'nun üstündeki Ana Köprü ile karıştırılmaması için Yeşil Köprü ismi kullanılıyordu.)
E ve F bölükleri tren istasyonunun hemen güneyine konuşlanırken üzerlerine ateş açıldı. Daha harekatın başında direnişçiler beklenmedik bir kararlılık gösterince 2nci Tabur güneye doğru ilerleyişi öncesi olduğu yere çakılmak zorunda kalmıştı.
5 NisanSaat 03:00’te 5nci Deniz Piyade Alayı’nın 1nci Taburu(telsiz çağrı işareti “War Hammer” idi) şehrin kuvvetli şekilde savunulan sanayi bölgesi olan Şüheda semtine girdi. Daha güneydeki 1nci Hafif Zırhlı Keşif taburuna da bu bölgeden yoğun havan ve RPG ateşi açılmıştı. Bir AC-130U(U-Boat veya Spooky olarak da bilinir) ateş destek görevi için çağrılmış ve operasyon boyunca yapacağı onlarca gece uçuşunun ilkini yaparak 105mm, 40mm Bofors topları ve 25mm makineli top ateşi ile direnişçilerin mevzilerini yerle bir etmişti.
Sabah olduğunda Amerikan birlikleri yerel radyo istasyonunu ele geçirmişlerdi. Deniz piyadeleri megafonlarından ve radyodan saat 19:00-06:00 arası sokağa çıkma yasağı konulduğu bildirilmiş ve “Irak karşıtı kuvvetlere”(direnişçiler) karşı halkın işbirliği istenmişti. İlerleyen deniz piyadelerinin arkasından Iraklı birlikler geliyordu. Camileri güvenlik altına alıyorlar ve şehir halkına bildiriler dağıtarak onları direnişçilerle karıştırılmamaları için şehir içinde kalabalık gruplar halinde dolaşmama ve üzerlerinde silah taşımama konusunda uyarıyorlardı.
Muharebeye hazır olduğu kabul edilen Irak 2nci Taburu’nu Amerikan birlikleri ile birleştirerek muharebeye sokma girişimi fiyaskoyla sonuçlanmış, tabur mevcudunun %30’u daha muharebeye girmeden firar etmişti. Diğer Iraklı birlikler de maaşlarını aldıktan sonra dağılmaya başlamışlardı çünkü kendi vatandaşlarına karşı savaşmak istemiyorlardı. Böyle olunca, taarruz için kullanılması planlanan deniz piyadesi birlikleri geri çekilerek şehir etrafındaki kordonu takviye etmek üzere görevlendirildiler. Bazı Iraklı birliklerin muharebe güçleri çeşitli “dost ateşi” vakaları sonucu azaldı. Bu vakaların temel sebebi Amerikan birliklerinin Irak hükümetine bağlı askerlerin direnişçilere sempati duyduklarını düşünmesiydi.
Safha IIIA (Taarruz)
Amerikan birlikleri Felluce Hastanesi’ni ele geçirerek kapatmış ve hastanenin yüksek su kulesine keskin nişancılar yerleştirmişlerdi. Siviller şehir merkezinde bir sahra hastanesi kurmaya zorlanmışlardı. Ancak tıbbi malzemeleri yetersiz olduğu için hasta ve yaralılara yardım edilemiyordu. 5nci Alay 1nci Tabura bağlı A ve B Bölükleri Menekşe Safha Hattı’nın(PL Violet) batısına doğru ilerlemeye çalıştığı gün boyunca çatışmalar artarak devam etti. Bu bölüklere bağlı timler standart “uydu” devriye tekniğini uygulayarak ilerliyorlardı. Bu teknikle bir manga harekat üssü gibi hareket ederken, diğer iki manga belirli aralıklarla görüş mesafesinin dışındaki cadde kesişimleri ve ara sokakları tarıyordu. Bu şekilde tek bir timin unsurları aynı anda birden fazla yerde görülüyordu. Mangaların pozisyonları sürekli değiştiği için ve büyük hedef teşkil etmediklerinden direnişçiler Amerikan birliklerinin yerini tespit etmekte güçlük çekiyorlardı. Buna karşılık direnişçiler de, Amerikan birliklerini tahkimli binalara, gizlenmiş patlayıcıların olduğu bölgelere ve savunma yapabilecekleri alanlara çekmeye çalışıyorlardı.
6 NisanSaat 02:00’da 1nci Alay 2nci Tabur, güney yönünde, Colan bölgesinin karışık sokaklarına doğru bir taarruza kalktı. Deniz piyade timleri, kendilerine hafif silahlar ve havan topu ile ateş açıp ortadan kaybolan direnişçilere karşı kanatlara doğru açıldılar. Şehrin kuzeyinde sivillerin olmaması deniz piyadelerinin işini kolaylaştırırken tali hasarı da minimuma indirmişti. Ancak beklenenden sert olan direniş yüzünden, bir mezarlık yakınındaki açık alanda mevzi almak zorunda kaldılar. Deniz piyadelerinin keskin nişancıları çatılardan ileri gözetleyici olarak görev yapıyorlar ve ilerleyen piyadeyi koruyorlardı. Havan birlikleri de aynı şekilde kullanılmaya çalışılmıştı ama tim seviyesinde az sayıda teçhiz edilen lazer hedef belirleyicilerinin azlığı yüzünden etkili olamadılar. Ayrıca haritaların belli bir standarttan yoksun oluşu ve kara taksimatlarındaki hatalar, koordinasyon sorunlarını daha da artırmıştı. Yine de, psikolojik savaş timleri açık alanlarda çaldıkları yüksek sesli müzikler ve Arapça küfürler ile direnişçileri sık sık açık alanlara çekmeyi başarıyorlardı.
Üç kilometre güneyde, 5nci Alay 1nci Tabur Menekşe Safha Hattı ve 10 Numaralı Karayolu’nda mevzilenmişti. Amerika’nın “böl ve fethet” tekniğiyle, şehrin %25’i ele geçirilmişti. Deniz piyadelerinin ikmal hatlarında uyguladıkları hesaplarla, birlikler daha ikmal talebinde bulunmadan, ihtiyaçları belirlenip gönderiliyordu. Böylece en ön hattaki birlikler cephane sıkıntısı çekmiyorlardı. Ancak bu sade ve düzensiz düşmandan gelen çok sert direniş karşısında, Amerikalı komutanlar şehri ele geçirip tutabilecekleri konusunda şüpheye düşmeye başlamışlardı.
Hava gücü de elden geldiğince kullanıldı F-15 avcı-bombardıman uçakları ve AH-1T Cobra helikopterleri gündüz kara hedeflerini vururken, geceleri gökler AC-130U’ya aitti. Küçük insansız keşif uçakları sayesinde komutanlar taktik durumu yakından görüp, muharebe planlarını buna göre geliştiriyorlardı. Diğer yandan daha büyük insansız Predator uçakları inatçı hedefleri Hellfire füzeleri ile vuruyordu. Büyük çaplı istihbarat sayesinde komutanlar birden çok taktik seçeneğe sahip oluyorlardı. Ayrıca bölgesel istihbarat ile camiler ve okullar gibi hassas yerler belirlenip, bu yerlerin yanlışlıkla vurulmasının önüne geçilmeye çalışılıyordu.
7 Nisan
AC-130U uçakları ve M1A1 tankları, Felluce’nin dış mahallelerindeki direnişçi mevzilerini bastırmaya çalıştılar. Düşman direnişine karşı kısa vadeli bir çözüm olarak Colan bölgesine zırhlı birlikler sokuldu ama etkisiz kaldılar. Kalabalık mahalleler ve binalarla dolu bölgelere girilmeden etraflarından dolaşıldı. Buna rağmen çok bir ilerleme sağlanamıyordu. Çünkü direnişçiler camilere mevzilenmişlerdi ve ambulanslarla hareket ediyorlardı. Deniz piyadeleri daha saldırgan taktikler izlemek zorunda kalmışlardı. Kuzeydeki nüfusun az olduğu semtlerin aksine, şehrin güney bölgelerinden siviller yoğun şekilde kaçıyorlardı. Bu da direnişçilerin hareketlerini gizlemeleri için onlara imkan sağlıyordu. Muharebeler boyunca direnişçiler bir kaç camiyi, karşı taarruz başlatmak için kullanmışlardı. Bu taarruzlardan en çetin olanı Abdulaziz el-Kubeysi Camii’nden gelmişti. 5nci Alay 1nci Tabur yaklaşık altı saat süren sert bir çatışma yaşamış ve çatışma direnişçilerin mevzilerinin bir Hellfire füzesi ile iki adet lazer güdümlü MK 82 bombası ile vurulmasıyla sonlanmıştı. Füze, bir AH-1W Super Cobra helikopterden, bombalar ise bir F-16’dan ateşlenmişti. Amerikan birlikleri direnişçi mevzilerinde yine çok büyük miktarlarda mühimmat ele geçirmişlerdi ama çatışmalar devam etti.
8 NisanTaarruz eden iki tabura takviye olarak, deniz piyadelerinin 4ncü Alay 3ncü Taburu, Felluce’nin orta sınıf ailelerinin yaşadığı “East Manhattan” kod adlı Askari semtinin dışındaki mevzilere ilerledi. 1nci Alay 2nci Taburun taarruzu durma noktasına gelmişti. Helikopterler hafif silahlardan gelen yoğun ateş altında, ateş destek görevlerini yerine getirmeye çalışıyordu.
Su, ilaç ve gıda malzemeleri, insani yardımın şehre girişine sınırlı şekilde müsade edilmesinden dolayı iyice azalmıştı. En sonunda Irak Kızılayı’na şehre giriş izni verildi. Şehirdeki siviller de ölülerini geçici mezarlara gömmek zorunda kalmışlardı. Mezarlıkların hepsi kordonun öte yanındaydı ve bu bölgede olacak en ufak bir hareketlenme, deniz piyadelerinin keskin nişancılarına ateş açma davetiyesi olurdu.
9 Nisan
Direnişçiler karşı taarruzlarına devam ediyorlardı. Amerikalıların verdikleri karşılık ise aynıydı: 7nci Uçak Gemisi Hava Filosu’na(CVW-7) ve 131nci Deniz Piyadeleri Saldırı Avcı Filosu’na(VFA) bağlı bağlı F/A-18’ler direniş mevzilerini bombaladılar. Deniz piyadeleri ilerleme kaydediyorlarsa da, harekata verilen siyasi destek azalmaya başlamıştı. Yüksek sivil kayıpları ve altyapıya verilen korkunç zarar yüzünden Iraklı askerler artan bir şekilde Amerikan birliklerine desteklerini kesmeye başladılar. Bazıları ise direnişçilerin safına geçti.
Irak’taki politik baskı, Amerikalıları askeri harekatı 24 saatliğine durdurma kararı almaya zorladı. İnsani yardım ekipleri halkın ihtiyaçlarını öğrenmek üzere şehre girdiler. Ayrıca Felluce futbol stadyumunda ve diğer açık alanlarda ölüleri gömme işini organize ettiler. Irak genelinde, diğer şehirlerdeki direnişçiler, yoldaşlarının Felluce’deki başarısı sonucu cesaretlenerek kendi şehirlerinde saldırıya geçtiler.
10 Nisan
Ateşkesin 24 saat süreceğine inanan deniz piyadeleri, 4ncü Alay 3ncü Taburu taarruzunu yenileyeceği daha iyi mevzilere konuşlandırdı. 1nci Alay 2nci Tabur ve 5nci Alay 1nci Tabur mevzilerini korudular. Ayrıca iki adet deniz piyadesi taburu da muharebeye katılma emri aldı.
11 Nisan
Ateşkes gündüz boyunca sürdü ama gece saldırılar devam etti. Deniz piyadelerinin harekata ara verilmesini söyleyen yazılı emirleri ile Amerikan komutasının saldırıya devam edilmesini söyleyen sözlü emirleri kafa karışıklığı yaratmıştı.
4ncü Alay 3ncü Tabur batıya doğru olan taarruzunu yeniledi. Taarruzun en ön hattında K Bölüğünün üç timi vardı. I Bölüğü, yoğun direniş altında tren istasyonuna kadar ilerleyebildi. Direniş mevzilerini ortadan kaldırmak için D-9 zırhlı buldozerleri kullanıldı. Tahkimli binalardaki direnişçilere karşı, piyadeler SMAW-NE(Omuzdan ateşlenen çok amaçlı taarruz silahı) ile kapalı alan hedeflerinin oksijenini ortadan kaldıran termobarik patlayıcılar kullanma yoluna gittiler.
13 NisanDeniz piyadeleri görevlerini tamamlamak için sabırsızca bekliyorlardı ama ateşkes emri onları mevzilerinde çakılı halde beklemeye zorluyordu. MH-53 Pave Low tipi bir özel harekat helikopterinin deniz piyadelerinin hatlarının yakınına düşmesi bu monotonluğu bozan şey oldu. 5nci Alay 1nci Taburun ağır silah bölüğü bindirilmiş mobil taarruz timleri halinde organize olarak kurtarma operasyonuna yardım etmekle görevlendirildi. AC-130U’nun kızılötesi ışıldağının yardımıyla mobil taarruz timleri enkaza ulaştı ve enkaz çevresini sabaha kadar tuttu. Ancak sabah olduğunda bölgedeki artan direnişçi aktiviteleri sonucu aceleyle geri çekildiler.
15 Nisan
Amerikan komutası, şehir içindeki ilerleyişini tamamladığını açıkladı. Ama şehrin farklı yerlerinde hala direniş cepleri bulunuyordu.
19 Nisan
Felluce Hastanesi yeniden açıldı. Direnişçiler ateşkes gereği ağır silahlarını bırakmayı kabul ettiler ancak sadece eski ve hasarlı silahlarını teslim ettiler.
22 Nisan
JTF, 27 Nisan’da dost Iraklı birliklerle beraber yeni bir taarruzun başlatılacağı yönünde deniz piyadelerine bir ikaz emri yayınladı.
24 Nisan
JTF ve MEF, farklı alt komutalar ve ek birliklerden oluşan alay muharebe timleri(Regimental Combat Team – RCT) ile yapılacak yeni bir taarruz için onay verdi. RCT-7 Felluce’nin Colan bölgesinin dış kesimlerini 1nci Alay 2nci Tabur ile birlikte bloke edip temizleyerek, bu bölgede harekatın “örs” kısmını oluşturacaktı. Harekatın “çekiç” kısmını, fakir halkın yaşadığı “Queens” kod adlı Nazalt semtinden taarruz edecek 2nci Alay 2nci Tabur, 5nci Alay 1nci Tabur ve bir Ani Müdahele Kuvveti(Quick Reaction Force - QRF) oluşturacaktı. Bu üç birlik RCT-1 olarak organize olacaktı. Ancak karşılıklı devam eden görüşmeler, bu topyekun saldırı planını boşa çıkardı ve plan rafa kaldırıldı.
1 Mayıs
Felluce Mücahit Şura Konseyi direnişçilere ateşkes emri vereceğini açıkladı. Amerikan birliklerine de şehri terketmeleri için izin verildi. Amerikan birlikleri peyderpey geri çekildiler ve şehrin kontrolü Irak hükümeti yanlısı CIA ve Deniz Piyadeleri ortaklığı ile kurulan Felluce Tugayı’na devredildi.
Müteyakkız Çözüm Harekatı’ndan Alınan Dersler
Harekat işgal birliklerine karşı asıl tehditin eski rejim unsurlarından değil, yeni kurulan direniş gruplarından geleceğini göstermiş oldu. Eski rejim unsurları genel itibariyle laik, milliyetçi, ve Baasçı bir yapıya sahipken, yeni direniş grupları bölgesel mahalli liderlerin kuvvetleri ve radikal dinci örgütler olarak ortaya çıkmıştı.
İstihbarat: Direnişçilerin bir çoğu, kabile kanunlarına göre savaşma veya yabancı işgalciyle mücadele etme amacı güden civar bölgelerdeki radikal dincilerdi. Harekatın geniş ölçekte durmasının temel sebeplerinden biri, Amerikan ordusunun harekata zarar vereceği düşüncesiyle medya unsurlarının bölgeye girişini engelleyerek enformasyon harbini kaybetmesi olmuştu. Ordu içerisinde tercüman sıkıntısı olması, istihbarat faaliyetlerini ve sivil ilişkileri imkansız hale sokmuştu. Direnişçilerin sayısını ve niteliklerini anlamak için muharebe öncesi geniş çaplı istihbarat çalışması yapılması gerekiyordu.
Baskın Unsuru: Koalisyon birliklerinin niyetleri taarruzun çok öncesinden belliydi. Bu da, direnişçilerin savunma hazırlıkları yapmalarını sağladı.
Karma Sınıflar: Piyade birliklerinin daha fazla hava desteği, endirekt ateş desteği ve zırhlı birlik desteğine ihtiyacı vardı.(Irak’taki 403 Amerikan tankından sadece 16’sı bölgeye sevkedilmişti.)
Muharip Kuvvetler: Felluce büyüklüğünde bir şehri hem kuşatıp, hem de taarruz ederek ele geçirme görevinin, iki adet takviyeli taburun gücünü çok aştığı ortaya çıktı. Halbuki, deniz piyadeleri doktrini 100000 nüfuslu bir şehri ele geçirmek için en az bir tümen büyüklüğünde muharip kuvvet gerektiğini belirtmektedir. Irak hükümetinin polis ve ulusal muhafızları üzerinde yaptırım gücünün olmaması da muharebe kuvvetini azaltan bir etken olmuştur.
Özel Taarruz Timleri: Meskun mahal muharebelerinin farklı etmenleri, Deniz piyadelerinin üstün eğitim ve disiplinlerini yer yer geçersiz kılmıştır. Helikopterler de mekanik parçalarına kaçan kum ve karadan açılan ateş yüzünden çok etkili olamamıştır.
Zaman Unsuru: Amerikan birlikleri, politik durumun bir ateşkes gerektirdiği zaman kadar şehrin ancak %30’luk kısmını ele geçirebilmiştir.
Tecrit: Şehrin tamamen kuşatılması direnişçilerin ikmal hatlarını kesmiş ve olası bir takviyeyi engellemiştir. Ancak insani yardımı sekteye uğratmıştır.
Maliyet: Sınırlı Amerikan mali desteği, Felluce’nin altyapı gelişimini, bölgesel lider desteğini ve halkın sempatisini kazanma faaliyetlerine engel olmuştur. Felluce Tugayı gibi Amerika’nın finansal desteğiyle kurulan silahlı milis kuvvetleri para ve kaynakların boşa harcanmasından başka bir şeye yaramamıştır.
Çatışma Kuralları: Deniz piyadeleri komutanları tali hasarı minimumda tutmak isteseler de, az sayıdaki piyadeyi dengelemek için kuvvet çarpanlarına ihtiyaçları vardı. Daha fazla ateş gücü kullanıldı ve daha fazla sivil zayiatı ile yıkım ortaya çıktı.
Lojistik: Amerikan ikmal hatları ve yollar saldırıya açıktı.
ABD KUVVETLERİ
Komutan: Tümgeneral James T. Conway
Kuvvet: 1500
Zayiat: 27 ölü, 90 yaralı
1nci Deniz Piyadeleri Seferi Kuvveti (I MEF)
1nci Deniz Piyade Tümeni (1 MarDiv, “The Old Breed”) (19000)
1nci Tabur, 5nci Alay (1/5) (“Geronimo”)
Karargah Destek, A, B, C ve Ağır Silah Bölükleri
2nci Tabur, 1nci Alay (2/1) (“The Professionals”)
Karargah Destek, E, F, G ve Ağır Silah Bölükleri
3ncü Tabur, 4ncü Alay (3/4) (Third Herd)
Karargah Destek, I, K, L ve Ağır Silah Bölükleri
2nci Tabur, 2nci Alay (2/2) (Warlord)
Karargah Destek, E, F, G ve Ağır Silah Bölükleri
1nci Tank Taburu (M1A1)
Karargah Destek, A, B, C Bölükleri
1nci Hafif Zırhlı Keşif Taburu (“Highlanders” / ”Tip of the Spear”)
Karargah Destek, A, B, C ve D Bölükleri
2nci Hafif Zırhlı Keşif Taburu (“Destroyers”)
Karargah Destek, A, B, C ve D Bölükleri
3ncü Amfibi Taarruz Taburu (“3rd Tracks”)
1nci Muharebe İstihkam Taburu (“The Super Breed”)
Karargah Destek, A, B, C ve D Bölükleri
İstihkam Destek Bölüğü
2nci Muharebe İstihkam Taburu (“Engineers Lead the Way”)
Karargah Destek, A, B, C ve D Bölükleri
B Bölüğü, 1nci Tabur, 16ncı Alay (Kara Kuvvetleri)
21nci Askeri Polis Bölüğü, 16ncı Askeri Polis Tugayı (Kara Kuvvetleri)
1nci Özel Kuvvetler Delta Harekat Grubu (“Delta Force”) (SFOD-D, Kara Kuvvetleri)
1nci Kuvvet Hizmet Destek Grubu (“First in Support”)
1nci Muharebe Hizmet Destek Taburu
Cerrahi Şok Travma Timi (Takviyeli) (1nci Deniz Piyade Lojistik Grubu)
36ncı Komando Taburu (Iraklı)
İki adet Irak Sivil Savunma Taburu (ICDC)
3ncü Deniz Piyade Uçak Grubu
161nci Deniz Piyade Helikopter Filosu (HMM-161) (“Greay Hawks”) (CH-46E Sea Knight helikopterleri yaralı taşımakla görevlendirldi)
775nci Deniz Piyadeleri Hafif/Taarruz Helikopter Filosu (HML/A-775) (“Coyotes”) (UH-1N “Iraquois”(Huey), AH-1W “Super Cobra”)
167nci Deniz Piyade Hafif Taarruz Helikopter Filosu (HML/A-167) (“Warriors”) (UH-1N “Iraquois”(Huey), AH-1T “Cobra”, AH-1W “Super Cobra”)
131nci Deniz Piyade Saldırı Avcı Filosu (VFA-131) (“Wildcats”) (F/A-18C “Hornet”)
IRAK HÜKÜMET KUVVETLERİ
Komutan: Tuğgeneral Abdülkadir Mohan
Kuvvet: 2100
DİRENİŞ KUVVETLERİ
Felluce Nüfusu: 185000
Komutanlar: Nüfuzlu imamlar, emirler, eski Baasçılar, subaylar ve radikal gruplardan(Ebu Musab el Zerkavi, Şeyh Abdullah el Cenabi, Şeyh Zafir el Ubeydi ve diğer liderlerin emrinde) oluşan Mücahit Şura Konseyi
Kuvvet: 600 tecrübeli savaşçı (25 grup) (200 yabancı savaşçı dahil), 1000 yarı zamanlı(part-time) savaşçı, farklı kabilelerden/aşiretlerden gelen 12000 potansiyel savaşçı(Zevbe, El Cemilet, Bu Eysa, El Mahameda, Tamim, Ben-i Kabis, El Feyad, El Anin ve El Revin kabilelerinden)
Zayiat: 184 direnişçi ve 600’den fazla sivil öldü.
El Evda (Eski rejim unsurları/ERU)
El Faruk Tugayı (Sünni)
El Medine el Münevvere Tümeni (büyük ihtimalle Cumhuriyet Muhafızları’nın Medine Tümeni)
El Müjahidin Tugayları (Sünni)
Ensar el İslam (Kürt)
Irak’taki Arap gönüllüleri (diğer Arap ülkelerinden gönüllüler)
Muhammed’in 2nci Ordusunun Silahlı Öncüleri (ERU)
Allah’ın Taburu (Sünni)
Muhammed’in Kuvvetleri (Sünni)
Irak Direniş, Kurtuluş ve Silahlı Kuvvetler Genel Komutası (ERU)
Hamza Timi (Sünni)
Irak İslam Ordusu (Sünni)
Ceyş Muhammed (Sünni)
Cemaat el Tevhid vel Cihad (El Kaide’nin silahlı kanadının Felluce kolu) (Yabancı)
Ceyş Ensar el Sunnet (Kürt ve Sünni)
İmam Ali bin Ebu Talib’in Cihad Tugayları (Şii)
Cundullah (Allah’ın Askerleri) (Sünni)
Felluce Tugayları (Sünni)
Şehit Ahmet Yasin Tugayları (Sünni)
Mukaveme el İslamiye el Vataniye (1920 Devrimi Tugayları)(Irak Ulusal İslami Direnişi) (Sünni)
Mücahidin Allahu Ekber (Sünni)
Münezzemet el Reyet el Esved (Yabancı ve yerli)
Sereya el Cihat (Milliyetçi sünni)
Uyanış ve Kutsal Savaş (Sünni)
Irak Ulusal Kurtuluş Cephesi (Karışık)










10 yorum:
elinize sağlık Mehmet bey tahmin ettiğimden daha detaylı ve görsel olarakda oldukça kaliteli neredeyse akademik denilebilecek bir çalışma yapmışsınız.. devamını merakla bekliyorum
Bu konuda Türkçe yazılan -benim rastladığım- en iyi kaynak olmuş. Teşekkürler.
elinize sağlık
fritz bronsart von schellendorff
Çeçenistan şehir muharabeleri abd ordusu tarafından iyi etüd edilmişe benziyor. Verdikleri kayıplar grozni muharebelerine kıyasla hiç hükümünde görünüyor. Ama daha batıda, lübnan da israilin uğradığı başarısızlığı da konu alacak bir yazı hazırlansa çok güzel olurdu. Hem kıyaslama imkanına kavuşurduk.
Fatih Bey, devamını merakla bekliyoruz efendim. Elinize sağlık, teşekkür ederiz.
Teşekkürler, harita da harika bu arada...
Anlaşılabilir ve Oldukça Aydınlatıcı bu yazınız için size teşekkür ederim.
Kerem Pehlivan: "neredeyse akademik denilebilecek bir çalışma yapmışsınız.. devamını merakla bekliyorum"
Kerem Bey az söylemiş, bu resmen akademik olmuş. devamını mutlaka ve merakla bekliyorum
merak ettiğim 2 husus:
1. kaynakça belirtilmemiş, sonuna eklense daha iyi olmaz mı?
2. meskun mahal muharebeleri için kaliteli kitaplar tavsiye edebilecek arkadaşlar var mı?
Kaynakçayı 2. bölümün sonunda vereceğim.
Meskun mahal muharebeleri üzerine bazı kitaplar:
http://www.amazon.com/s?ie=UTF8&rh=n:283155,k:Urban%20warfare&page=1
ABD ordusu gibi modern bir orduya karşı , korkmadan ölümüne bir direniş başlatan bu savaşçıları kutluyorum.Bu arada ABD birlikleri Felluce'de insanlık suçlarına imza attı..
Fellucede yasananlari direniscilerin anlatimiyla yazan kitaplar ariyorum.Bir bilginiz varmi
Yorum Gönder